Tarihsel Dilbilim Yolculuğu: Urartuca ve Kürtçe İlişkileri Mercek Altına Alındı
Tarihsel Dilbilim Yolculuğu: Urartuca ve Kürtçe İlişkileri Mercek Altına Alındı
Mardin Artuklu Üniversitesi Türkiye’de Yaşayan Diller Enstitüsü, akademik etkinlikleri kapsamında Doç. Dr. Orhan Varol’un sunumuyla "Urartuca–Kürtçe Dil İlişkileri ve Bedenlenmiş Biçimbirimler" seminerine ev sahipliği yaptı.
Tarihsel dilbilim ve morfoloji odağında gerçekleşen seminerde, her iki dil arasındaki ortak kelimeler ve yapısal benzerlikler somut örneklerle analiz edildi. Araştırmacı ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, bölgenin kadim dilleri arasındaki etkileşim süreci bilimsel bir perspektifle ele alındı.
Mardin Artuklu Üniversitesi’nde Tarihsel Dilbilim Yolculuğu: Urartuca ve Kürtçe İlişkileri Mercek Altına Alındı
Mardin Artuklu Üniversitesi, bölgenin kadim dilleri ve kültürel mirasları üzerine yürüttüğü akademik çalışmalara bir yenisini daha ekledi. Türkiye’de Yaşayan Diller Enstitüsü, Kürt Dili ve Kültürü Bölümü tarafından düzenlenen "Urartuca–Kürtçe Dil İlişkileri ve Bedenlenmiş Biçimbirimler" başlıklı seminer, alanında uzman akademisyenlerin ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Tarihsel Süreçte Dilsel Temaslar ve Morfolojik Veriler
Seminerin ana konuşmacısı Doç. Dr. Orhan Varol, sunumunda Urartuca ve Kürtçe arasındaki olası dilsel bağları, tarihsel dilbilim ve morfoloji (biçimbilim) disiplinleri çerçevesinde ele aldı. Varol, özellikle her iki dildeki "bedenlenmiş biçimbirimler" (embodied morphemes) kavramına odaklanarak, dilin fiziksel ve bilişsel dünyayı nasıl kurguladığına dair çarpıcı örnekler sundu.
Seminerde Öne Çıkan Başlıklar:
Ortak Kelime Dağarcığı: Urartuca yazılı belgeler ile Kürtçenin tarihsel katmanları arasındaki leksik benzerlikler.
Dilsel Tipoloji: İki dilin yapısal özellikleri ve bölgedeki binlerce yıllık dilsel temasın izleri.
Bedenlenmiş Biçimbirimler: Vücut parçaları veya fiziksel deneyimlerle ilişkilendirilen eklerin ve köklerin semantik gelişimi.
Akademik Dünyadan Yoğun İlgi
Üniversite içinden ve dışından çok sayıda araştırmacı, akademisyen ve lisansüstü öğrencinin katılım gösterdiği etkinlik, sunumun ardından interaktif bir tartışma platformuna dönüştü. Soru-cevap bölümünde katılımcılar, Urartuca çivi yazılı metinlerin çözümlenmesi ve bu verilerin modern dilbilim çalışmalarıyla entegrasyonu konusunda derinlemesine bilgi edinme fırsatı buldular.
"Akademik Çeşitliliği Desteklemeye Devam Ediyoruz"
Türkiye’de Yaşayan Diller Enstitüsü yetkilileri, bu tür seminerlerin sadece akademik bir bilgi paylaşımı olmadığını, aynı zamanda Mezopotamya’nın çok dilli ve çok kültürlü yapısını anlamak adına kritik birer köprü işlevi gördüğünü vurguladı. Enstitü, bölge dilleri üzerine disiplinlerarası çalışmaları teşvik eden etkinlik dizilerine önümüzdeki dönemde de devam etmeyi hedefliyor.