Kurgu ve Gerçek Arasında: Nefret Söyleminin Nesnesi Olarak Göçmen
Son zamanlarda, dünyadaki genel eğilime paralel olarak Türkiye’de, odağında daha ziyade Suriyeli göçmenlerin bulunduğu nefret söyleminde ciddi bir artış gözlemlenmektedir. Sosyal medya aracılığıyla daha çok görünür olan bu söylem, sadece ırkçı olarak nitelendirilebilecek dar bir kesim tarafından değil, bazı siyasi partiler ve STK’ların tanınan üyeleri gibi göz önünde olan aktörler tarafından da paylaşılmaktadır. Nefret söyleminin bu aktörler tarafından da sahiplenilmesinin toplumsal karşılıkları da oluşmaya başladı. Bu şekilde Suriyeli göçmenlere dair bazı korkuları dillendiren bu söylem, gün geçtikçe daha fazla görünür hale gelmektedir. Göçmenliği yeni bir nesne haline getiren bu nefret söyleminin akademik düzeyde tartışılması bir gereklilik halini almıştır.
Daha önce, çeşitli faaliyetlerle, göç meselesini farklı yönlerden ele alan Mardin Artuklu Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (MAUGOC) de Mardin İl Göç İdaresi ile ortaklaşa gerçekleştireceği bu çalıştayda göçmen karşıtı nefret söylemini mercek altına almayı, başka bir ifadeyle bu söylemin arkeolojisini yapmayı amaçlamaktadır. Bu çalıştayda temel olarak göçmen karşıtı nefret söylemi ve bu söylemin nesnesi olarak göçmenlik konuları ele alınacaktır. Bu söylemin nesneleştirileceği çalıştayda göçmenliğin bir taraftan gerçekliğine denk gelen boyutları diğer taraftan ise onun kurgusal boyutları tartışılacaktır. Böylece bu boyutların nefret söylemindeki rollerinin açığa çıkarılması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda, çalıştay, şu sorulara cevap aramayı hedeflemektedir:
Nefret söyleminin toplum, siyaset eğitim, kültür, medya ve yasal metinlerdeki yansımaları nelerdir?